AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 15 Kasim 2018 Persembe 20:41
İLÇE BİLGİLER RESMİ KURUMLARBELEDİYELERKÖY & MAHALLELEREĞİTİM SAĞLIKESNAFLARIMIZ
AGLASUN HAVA DURUMU
AGLASUN
SALGALASSOS
Pisidia bölgesinin Roma İmparatorluk döneminde kuşkusuz en önemli şehri olan Sagalasos, Burdur ili Ağlasun İlçesinin 7 Km. kuzeyinde bulunmaktadır. Sagalassos doğu-batı yönünde 2.5 km, kuzey-güney yönünde 1.5 km’lik bir alanı kaplar. Sagalassos'un hemen güneyinde bulunan verimli ovalardan biri olan Çanaklı Ovası, Sagalassos’a seramiği için toprak sağlamıştır. M.Ö.1.yy'’an -M.S.6.yy'’ kadar olan zaman içinde bu seramik yapımının Sagalassos ekonomisinde önemli bir yeri olduğu anlaşılmıştır.

Sagalassos’un ilk tespiti 1706 yılında Fransız gezgin Paul Lucas tarafından yapılmıştır. 1989’dan itibaren Marc Wealkens başkanlığında ilk modern ve bilimsel kazı çalışmaları başlamıştır.

Sagalassos’da ilk yerleşmelerin Neolitik ve Kalkolitik çağlarında başlamış olması, bulunduğu bölge açısından oldukça mümkündür. Ancak Sagalassos’un ismi tarihte ilk defa Büyük İskender’in M.Ö.334’de burayı işgali ile görülür. İskender’den sonra bölgenin egemenliği Suriyeli Selevkidler’e geçmiş, M.Ö.189’da Bergamalı Attlidlerin himayesi altına girmiştir. Bu dönemde şu anda tamamıyla yıkık durumda bulunan Bouleterion (Şehir Meclisi Binası) inşa edilmiştir.

M.Ö.1.yy’da tiyatro ile yukarı agora arasında yer alan bölgede, u şeklinde bir çeşme binası yapılmıştır. M.Ö. 39 yılında Sagalassos’un Galadya kralı Amyntas’ın yönetimine geçtiği bilinmektedir. Amnyntas’ın ölümünden sonra Galadya bölgesinin kurulması üzerine Sagalassos M.Ö.25 yılında Roma egemenliği altına girmiştir. Roma yönetimi sonuç olarak, Sagalassos’a ekonomik açıdan büyük yararlar sağlamıştır. Belki M.Ö. 1. yy.sonunda güney Anadolu tanrısı olan Kakasbos’a ait dorik bir tapınak inşa edilmiştir. Bu tapınağın kuzeydoğu tarafında yaklaşık aynı zamanda inşa edilmiş büyük bir anıt ortaya çıkarılmıştır. Bu anıtın üç tarafının dans eden kızlar kabartmalı bir friz tarafından süslendiği, bulunan friz bloklarından anlaşılmıştır. Anıtın yazıtı bulunamamış olmasına rağmen ele geçirilen bir mermer heykelin başına göre belki de Büyük İskender’e ait olduğu sanılmaktadır. Yine enken imparatorluk döneminde, aşağı agoranın batısında İyonik Peridteros planlı Apollo Klarios Tapınağı inşa edilmiştir. Aynı zamanda yapılmış olan, aşağı agoradan ana caddeye inen 30 basamaklı bir merdivenli giriş kapısı kazılarda gün ışığına çıkarılmıştır.

M.S, 2. yy’da Sagalassos, kuşkusuz en büyük canlılığını kazanmıştır. M.S. 120-125 yılları arasında Sagalassos’un en önemli ailelerinden Neonlar tarafından bir kütüphane binası yaptırılmıştır. Yine şehrin en hakim yerinde, Sagalassos’un önemli yapısı,imparator Hadrianus tapınağı, inşaatı başlamış olup, ölümü sebebiyle tamamlanamamış olduğundan, imparator Antoninus Pius’a ithaf edildiği yazıtlardan öğrenilmiştir. Aynı zamanda şehrin batı tarafında Dionysos’a ithafen bir tapınak ve aşağı agoranın kuzeyinde de iki katlı bir çeşme inşa edilmiştir. M.S. 160-180 yılları arasında yukarı agoranın kuzey tarafında, M.Ö. 1.yy’ın sonlarında yapılmış olan çarşı binasının güney cephesi, 28 metre uzunluğunda tek katlı bir çeşme ile süslenmiştir. Çeşme yapısı bir tiyatro fasadına benzer tarzda yapılmış olup,altı podyumlu ve beş nişlidir. Bütün podyum ve nişlerin heykellerle süslendiği, burada bulunan heykellerden anlaşılmıştır. M.S. 2. yy’da büyük bir hamam binası, aşağı agoranın doğusunda inşa edilmiştir. Bu hamamdan sonra, en iyi korunmuş olan yapı, kesinlikle tiyatrodur. 1574 m. yüksekliğe yerleştirilmiş olan tiyatronun sahne binası seyircilere manzara sağlamak açısından M.S. 180-200 yılları arasında tek katlı olarak yapılmıştır.

Erken Bizans döneminde Sagalassos Antiocheia’dan (Yalvaç) sonra Pisidia’nın ikinci en önemli piskoposluk merkezi olmuş ve bu unvanını 12.yy’a kadar korumuştur. Bu dönemde en azından dört kilise yapılmıştır. Ancak Sagalassos’daki şimdiye kadarki çalışmalarda 7. yy’dan sonraya ait hiçbir malzemenin bulunmaması, M.S.514 ve 524 tarihlerindeki depremler ile 542 yılındaki veba salgınını doğrulamaktadır. 100 sene sonra kral savaşları başlamıştır. Sagalassos halkının bundan sonra Ağlasun’a yerleştiği, Ağlasun’daki Bizans kalıntılarından anlaşılmaktadır. Sonuç olarak Sagalassos, küçük Asya’da belki de günümüze en iyi koruna gelmiş antik yerleşimlerden biridir.
 
1043 Kere Okundu

2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com